
Milli dayanışma , kardeşlik ve demokrasi komisyonu teşekkül ettikten sonra faaliyetlerine davam etmektedir. Komisyon 28.08.2025 tarihinde yedinci toplantısını gerçekleştirdi. Komisyonun kuruluş amacı malum. Çözüm sürecinin yasal altyapısını tespit etmek ve gerekli düzenlemeleri yapmak. Bu husus 05.08.2025 tarihli çalışma usul ve esasları ikinci maddesinde şöyle düzenlenmiştir.
MADDE 2- (1) Komisyonun amacı terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkartılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, milli birlik ve kardeşliğimizin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışmalar yapmaktır.
(2) Komisyonun görevi birinci fıkrada belirtilen amaç doğrultusunda ihtiyaç duyulan kanuni düzenlemeleri tespit edip kanun teklifi taslaklarına yönelik çalışmalar yapmak ve kamuoyunun Komisyon çalışmalarına dair bilgilendirilmesini sağlamaktır.
Komisyon toplantılarına devam edip sivil toplum, politikacı, sürecin mağdurlarını dinlemeye devam etse de 05.08.2025 tarihli ilk oturumundan bugüne somut bir düzenleme ortaya koyabilmiş değil. Bu durum kamuoyunda komisyonun ağır ilerlediği eleştirilerine neden olmaktadır. Süreç karmaşık dinamiklerin ve güç ilişkilerinin ürünü olup komisyonun rolü bu bağlamda sınırlı olsa da sembolik anlam ve önemi büyüktür.
Suriye’ de son ünlerde yaşanan gelişmelerin süreci etkilediği dolayısıyla komisyon çalışmalarına da yansımaları olduğu söylenebilir. Madem komisyon halihazırda molada ve sadece dinlemekle yetiniyor komisyona film önerisinde bulunulabilir. Önerinin önünde hukuki ve maddi bir engel olmadığı gibi bilakis daha verimli çalışmasına katkı da sunabilir. Komisyonun temel gündemlerinden biri de infaz hukuku bir başka ifadeyle cezaevlerinde yaşanan sorunlar.
Cezaevi deyince akla iki film gelir. İlki Amerikan yapımı ”Esaetin Bedeli ” adlı film. Yönetmenliğini Frank Darabont ‘un yaptığı filmde Tim Robbins ve Morgan Freeman başrolde. Film Shawshank Cezaevinde yaşanan olayların, ihlallerin ve kaçışın öyküsü. İkinci film yerli ve milli . Başrolde Kadir İnanır’ın olduğu Tatar Ramazan filmi.
Her iki filmin konusu hukuki denetimin bir türlü duvarları aşamadığı dolayısıyla keyfiliğin ihlallerin hüküm sürdüğü ceza evleri. Cezalarının infazının temel amacı suç işlemenin önlenmesi ve rehabilitasyondur. Bu amaçlar anayasal birer zorunluluk. Gelgelelim bizde infaz deyince akla ”sokma, geçirme, asma , yok etme öldürme, idam ” kelimeleri gelir. Arapça sözcüğün etimolojisi de böyledir zaten.
Türk Dil Kurumu güncel tanımı ” Bir kararı, bir yargıyı yerine getirme; uygulama, yürütüm ” şeklindedir. Bu tanım mehaz hukuk tanımına da uygundur. ingilizce ‘‘execution ” yani uygulama kelimesi kullanılmaktadır. Komisyon hangi filmi tercih eder bilinmez izlemek bazen dinlemekten daha verimli olabilir.
Esaretin bedelinde resimde görülen gardiyan mahküm hakkında verilen baş gardiyan emrini yerine getirirken ” Andy! artık benimsin ” diyordu. Meri infaz hukukunun özeti bu . Bundan sonrası her türlü keyfiliğin ihlalin mübah olduğu sahneler. Tatarın başına gelenleri bilmeyen yoktur. Komisyon bu molada filmleri izleyerek infaz kanununun adını ‘‘Ceza Uygulama Kanunu ” yada ” şeklinde ” CUK ” diye değiştirmeli.
Bu suç önleme ve rehabilitasyon amacı için önemli bir başlangıç olabilir.
