Bu bayramlar göğe bakma durağından yokuş yola mı vursak ?

Bombardıman altındaki Tahran eemaları – Kaynak BBC Türkçe X

Turgut Uyar şiiri sanki edebiyatta ”sunturlu ” (1) bir durak . Doğaya ve uygarlığa şüpheyle bakan ancak henüz saygıda kusur etmeyen bun içinde ”göğe bakma durağı ” nda soluklanmaya çalışan bireyin durağı. Doğadan kente , gelenekten moderniteye göçmeye çalışan bireyin sunturlu dünyası.

Göğe bakma durağında bekleyen bireyin dünyası kederi aşkın acılarla doludur. Ne ki gelecek te başka bir şey vadetmiyor. Nerden bakılırsa bakılsın ister yatay ister dikey bu durakta üşümeye , acıya ve mutsuzluğa, yer vardır.

Göğe bakma durağında muallakatta bulunan birey henüz kopmaya çalıştığı şeylere karşı saygıda kusur etmemektedir. Geçmiş ”derinden açılmış bir gülün kederi ” (2) gibi yakasına yapışmıştır. Henüz tüketim hastalığına yakalanmış değildir. Uyar’a göre atalarımızın geçmişte yani bir zamanlar bir yerlerde sevinç duyduğu şeyler saygı duyulması gereken şeyler olsa da çarpıktır.

Göğe bakma durağındaki birey geçmişten kopmasının yarattığı boşluğu neyle dolduracağını bilemediğinden beklemesi giderek absürd bir hal alacaktır. Zaman aleyhe işliyor. Absürd bekleyiş giderek muhakeme yeteneğine halel getirmektedir. Göğe bakalım . Ne görüyoruz ? Füzeler savaş uçakları hayalet uçaklar droneler. Kentlerin insanların üzerine ölüm kusuluyor.

Zaten ölümden , zulümden ,tükenmekten tüketmekten yani kötülükten gayrı ne vardı bu kentlerde. Uyar üşüyor sürekli üşüyor. Çok üşüyor. Gözleri uzaklara bakan iki nehir oluyor. Gözleri uzaklarda iki nehir arıyor. Tam da bu noktada tıpkı geçmiş gibi gelecek te tarih oluyor bir anda.

Hızı fark eden oldu mu ? Uyar’ın dünyasında geçmiş net gelecek belirsizdi. Mevsimler aylar atlar usulca ama belirgin olarak tarihe gömülürdü. Çağımızda anlamsızlık daha derinleşti. Çarpıklığı fark etmeye zaman dahi bulamadan her şey hızla tarihe gömülüyor.

Oysa neden ve sonuç bağını kavramakla anlama yaklaşılabilirdi. Bir başka ifadeyle emekle ve empatiyle anlam yakalanıp belki ayakta durabilirdi. Kimbilir belki de bu muhakeme çabası başlı başına bir anlam Muhakeme yeteneğinin kaybı kötülüğün yaygınlaşmasının ve sıradanlaşmasının yegane nedeni. (3)

İnsan muhakeme yeteneğini sürekli canlı tutarak şeylere empatiyle baktığında hayat sempatik bir yolculuk haline gelebilir. Her şey bu zaman ve uzam içinde anlamlı hale gelebilir. İnsan bu kentlerde muhakeme yeteneğini yitirdi. İnsanın bu kentte yitirmediği hiç bir şeyi kalmadı. Sanayi ve eğitim rekabeti tüketimi harlandırdı. (4)

Bu bayramlarda göğe bakma durağından sapıp yokuş yola mı vursak ? Bu durakta beklemenin manası kalmadı gibi. Bu durakta baki olan sadece eller. Bu bes yeter. . Muş -Tatvan yolunda bedeninden dikenleri sökülen gülün kederinden başlamalı. (5)

Dipnotlar

1- Sunturlu Uyar dizelerinde rastlanan bir kelime. Olumlu yada olumsuz anlamlarda kullanılabilir. Sıradışı, adamakıllı, görkemli, dehşet anlamlarını içerebilir.

2- Derinden açılmış gülün kederi imge olarak Şair Betül Dünder dizelerinde geçmektedir.

3- Hannah Arendt Kötülüğün Sıradanlığı

4- İvan İlich Şenlikli Toplum Sanayi Toplumunda eğitim eleştirine gönderme .

5- Yazıda başlık dahil Uyar’ın göğe bakma durağı, yokuş yola ve çok üşüyor adlı şiirleri temel alınmıştır. Eller şiirlerde geçmişin izlerini taşıyan ve geleceğin umudunu barındıran imge olarak yer almış görünmektedir. . Muş Tatvan yolundaki gül ise yokuş yola şirinden.

Yorumlar kapatıldı.