
Kanuni Muhibbi mahlasıyla devleti övdüğü o meşhur gazelinde iktidar kavgasını ” Saltanat didükleri ancak cihan gavgasidur ” şeklinde özetlemişti. Osmanlıca yazıldığından ilk okunuşlarda akla gelmese de sanki gazelde Karadeniz şivesi var gibi. . Gazeteci Mehmet Barlas’in bir ara üzerinde epey kafa yorduğu iktidarın CHP ile kavgası operasyonlarla tutuklamalarla devam ediyor.
Barlas CHP ‘nin kapatılmasından , seçimlere girişinin yasaklanmasından hatta cumhuriyetin ilk yıllarına nostaljik göndermede bulunarak bazı vekillerin sürgüne gönderilmesinden bahsediyordu. Barlas 09/01/2021 tarihli Sabah Gazetesinde yer alan ”Muhalefetin meşruiyet sorunu ” başlıklı yazısında olacakları yazmış.
” Sürekli yalan söyleyen, kendi ülkesini yabancı ülkelere jurnalleyen, ülkenin geleceği hakkında olumlu hiçbir görüşü olmayan bir siyasetçi ne kadar meşruiyet taşır? Yani bir bakarsınız, Cumhuriyet Halk Partisi kapatılmış ve seçime girmesi yasaklanmış olabilir.
Unutmayalım ki bu durum. Türkiye’de ne ilktir ne de son olur. Son Anayasa değişikliğine kadar AYM musluk kapatır gibi partileri kapatmıyor muydu? ”
Bir Karadeniz uşağu diğerine bakarak ” tam yol ileru ” derse olacağı bu. Kavga CHP’nin bir önceki yerel seçimlerde birinci parti çıkmasıyla başladı. Merhuma kavgayı görmek ve izlemek nasip olmadı. Büyük kayıp gözleri açık gitmiştir. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile başlayan Ekrem İmamoğlu ile devam eden tutuklamalar hızla devam ediyor.
Tutuklamalar İzmir, Antalya, Adana ve Hatay belediyelerine de yayıldı. Beri yandan mutlak butlan davası da partinin kurumsal kimliği üzerinde demoklesin kılıcı gibi duruyor. Kavgayı ; küresel iktidarın dağılması, demokrasinin gerilemesi, bölgesel savaş koşulları, bozulan ekonomi ,iç hesaplaşmalara varan geniş bir yelpazede ele almak lazım. Kürt sorunu ve bu bağlamda parlamenter sistem tartışmaları kavgada kallavi başlıklar olarak yer almaktadır.
Küresel perspektiften bakıldığında kavgada eksen tartışmalarının izlerini görmek mümkün. Küresel iktidarın dağılması eksen tartışmasına apayrı boyutlar katmaktadır. Bölgesel savaş koşulları , bozulan ekonomi , cumhuriyetin başına kadar uzanan iç hesaplaşmalar kavganın şiddetini artırmaktadır. Kürt sorununu parlamenter sisteme dönüş tartışmaları ile birlikte ayrı bir başlık olarak ele almalı.
İktidar açıkça bu şartlarda bu saltanat koltuğuna iki karpuz sığmaz demektedir. CHP den aslına ricat bekleniyor. Baykal’ın devrildiği zaman dilimine. CHP Baykal’ın devrilmesinden sonra devlet partisi olmaktan millet partisi olmaya doğru yol almıştı. Kılıçdaroğlu ile başlayan yolculuğun hangi evrelerden geçtiği bilinmekte. CHP cihan kavgasının şiddetlendiği bu yarım dünyada ne devlet partisi olabildi ne de millet partisi . CHP’nin bu kavgadan nasıl çıkacağı ülkenin kaderini de belirleyecektir.
