
Türkiye sinemasında ” yeni gerçekçilik ” akımının öncüsü Yılmaz Güney. Bir çok ödül alan Umut filmi bu akımın ilk ürünlerinden. 1970 li yıllarda Güney’in başlattığı akımın etkisi seksenli yıllara varıldığında bir çok filmde görüldü. Cüneyt Arkın’dan Kemal Sunal filmlerine kadar bu akıma ait kareler tiradlara rastlandı.
Akım kapitalizm eleştirisi olarak ortaya çıktı. Kapitalizme karşı itirazların yükseldiği yıllarda sinemanın bu duruma bigane kalması beklenemezdi. Akımla birlikte sinema mekansal olarak sokağa kayarken kurgunun yerini de gerçek toplumsal olay olgu ve gelişmeler alacaktı.
Akımın umutla başlaması tesadüf olmasa gerek. Güney mevcut dünya düzenini eleştiriken daha iyi bir dünyanın olabileceğini işliyordu. Bireysel gerçek öykülerle başlayan yolculuk toplumsal öykülere dönüşecekti. Kemal Sunal’ın başrol oynadığı ”Düttürü Dünya ” filmi de sinema otoriteleri tarafından bu kategoride görülen filmlerden.
Düttürü dünyada epey konu ve kare birikti. İsrail ile İran arasındaki on iki gün savaşı galiba havadan karaya indi. Suriye, Irak hatta Kafkaslar’da meydana gelen bir dizi gelişmeyi kara savaşı hazırlığı olarak okumak hatalı değil. Ukrayna savaşı zaten devam ediyor. Hindistan Pakistan çatışmasından sonra Kamboçya Tayland sınırında da çatışma sesleri duyuldu.
Trump ve Putin bu zaman diliminde Alaska ‘da bir araya geldi. Bu kavurucu havalarda Alaska olmayacaktı neresi olacaktı? taraflar görüşürken arka perdede ” barışın peşinde ” yazıyor. Malum Alaska aynı zamanda dondurma markası. Genel izlenim dondurma yiyip dağıldıkları yönünde olsa da barışın adını duymak ta bir serinlik sunuyor.
Düttürü dünyada mezu yeme yada yememe olunca kadraja ilk giren Gazeteci Serdar Akinan oldu. Tebrikler sayın bayım. Yılın ”tabure damatları ” adaylığına layık görüldünüz. Biraz lanlı lunlu bir üslubu var ama olsun. Bunca kusur paşa kızında da olur. Trump Nobel ödülü alır mı bilinmez Akinan banko tabure damadı.
Liberal Parti Genel Başkanı Cem Toker devam eden süreç kapsamında silahların yakılması olayına sosyal medyada ” keleş kebabı yersen ” diyerek dalga geçti. Akinan ‘da bu gazla videosunun başlığına alarak olup bitenle dalga geçti. Anlayacağımız filmin senaristi Toker Akinan da yeminli barış düşmanı olarak rolünü oynuyor. Lun adam işleri Bahçeli’ye hakarete kadar vardırdı.
Taburenin damatlarının keleş kebabı yememesinden daha tabii ne olabilir. Sürekli uğraştıkları peşinde oldukları yani monitoring yaptıkları yada kurcaladıkları şeyden başka tat almaları nasıl mümkün olabilir. Bu akım devam ediyor. Üç harfli marketlerden sonra üç harfli kelimeler gündemden düşmüyor. Mücahit Birinci ile Nedim Şener vakasını geçelim.
Filmin sonunda anlıyoruz ki kimse enayi değil ?Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ‘da Suriye ‘li mevkidaşı ile görüşmesinde enayi olmadıklarının altını çizdi. Öyle olmadığını bilmeyecek kadar enayi değil kimse. Sıfatın yakışacağı en son bürokrat. Düttürü dünyada Macron zaten kadrajda o kısmı geçelim. Gazeteci Hediye Levent te kadraja girmek için epey çabalıyor.
Fragmanı iki hazin hikayeyle kapatalım. Lavrov Alaska’daki görüşmeye SSCB yazılı tişörtüyle çıktı. ABD ‘ye yenilmiş bir simgeyle çıkmak ancak İsa Mesih zamanından beri görevde olan Lavrov aklına gelebilirdi. Nato Genel Sekreteri Mark Rutte Lavrov için bu zamandan beri görevde hiç hayırlı bir iş yapmadı demektedir.
Malum Kürt sorunu tartışmalarında sorunu bölgedeki aşiret yapısına bağlayan bir şahane ekol var. HTŞ ile SDG arasında olası çatışma ihtimalinden bahsedilen zaman diliminde bu ekolün Suriye ‘deki aşiret güzellemeleri Lavrov kadar hazin bir durum . Hangisi daha hazin bilinmez.
Filmin sonunda yine enayilik bize kaldı. Yeni gerçekçilik akımının umut filmiyle başlaması tesadüf değil. Cabbar ve Hasan’ın umudu önce piyango sonra defineydi. Trump Putin görüşmesinde perdeye ”değerli maden ” peşinde de yazılabilir. Düttürü dünyada barış umudu bir enayilik olabilir.
Belki de olup biten şeyler azgın bir savaşın hazırlıkları için zaman kazanma manevraları. Belki de Toker ve Akinan özlediği sofraya kavuşacak. Barış umudu eş deyişle enayilik her halükarda muktedir cingözlüğüne ve tabure damatlığına yeğ değil mi ? En azından masumiyet karinesinden yararlanabilir.
