
Hafıza-i beşer nisyanla malül. Türkçesi bilinir. İnsan hafızasının unutmak gibi bir zaafı var. Unutmanın sonucu yanılgılı değerlendirmeler . Bir çoğumuz ulusal üstü ve ulusal hukukta sürekli vurgulanan insan haklarına dayalı demokratik toplum düzeninin kadimden beri var olan bir sistem olduğu yanılgısı içinde olmalıyız.
Aynı zamanda bu sistemin ilelebet ve kendiliğinden devam edeceği yanılgısı içindeyizdir. Oysa köleliğin mülga oluşunun yüz yıllık tarihi var. Seçme seçilme hakkı keza öyle. Kadın hakları ve diğerleri. İşkence , eziyet ve kötü muamele ise yüzyıl içinde yasaklanmasına rağmen fiiliyatta henüz tam olarak bitmiş değil.
Hukuka dair her şey bu yüzyıl içinde bir anda olup bitmedi. Hukuk normları ve sistemi bir anda yok olacak ta değil. Ancak hukukun gelişiminde yüzyılın ayrıcalıklı yeri var. Akademide hukuknn temel fonksiyonunun düzen olduğu vurgulanır. Düzen kavramı da esasen anakronik hale gelmiş olup üzerinde düşünülmelidir.
Düzen hangi düzen ? Kimin için düzen? Hukukun fonksiyonu kötü bir düzeni korumak kollamak olabilir mi ? Günümüz için düzen yerine barış kelimesi kullanılabilir. Barış insan vicdanının sesi olup haktan hukuktan ayrı ele alınması mümkün değildir. Demokrasi ise insan aklının zekasının ürünü. Hukuk ve düzene ilişkin hangi kavramı ele alırsak alalım yolumuz hukukun temel yapı taşı hakka çıkar.
Aklını uyutan gövdesini unutur (1) Yüzyıl ile yetinmemeli. Hukukun ve hakkın ontolojisine arada yolculuk yapmayı ihmal etmemeli. Günümüz için neyin hak olup olmadığına ilişkin sağlanan konsensüs küçümsenemez. İnsan haklarıyla birlikte insandır.
İnsan onuru kadimden beri gelenek, din, etik benzeri disiplinler içinde nefes alıp vermekteydi. Yüzyıl içinde ikinci dünya savaşından sonra temel hukuk metinlerine yerleşti ve kurumsallaştı. İnsan onurunun yakından ilişkili olduğu bir diğer kavram ise merhamet. Merhamet barış ve demokrasi için de gereklidir.
Hukuk merhametin kamusal alana kamu hizmetine yerleşmesi olabilir. Ne derece yerleşti. Barış sağlanamadığından ölçü yapamıyoruz. Merhametli toplum ; insan haklarına insan onuruna saygılı toplumdur. Sadece saygılı değil bunlara sahip çıkan toplumdur. Merhametin vicdanın olmadığı yerde insan onurunun esamesi okunmayabilir.
Her haksızlık hukuksuzluk insan onuruna yönelmiş bir risk , tehdit veya saldırıdır. Hakka , hukuka aykırı fiil sadece mağdurun değil faillerin de onuruna halel getirir. Bunun üzerinde biraz daha düşünmeli. Belki de en fazla failler onuruna halel geliyor.
Merhamet pasif bir kavram değildir. Merhamet hakka hukuka ruh veren insan onurunu barışı ve demokrasiyi kollayan aktif bir çabadır. Merhametin yüzyılımızda çok uluslu tarih nehrinden çekip aldığı insan onuruna sahip çıkmalıyız.
(1) Şair Betül Dünder, Akılını Uyutan Şiiri
