Demokratikleşme bağlamında Türk Kürt kardeşliği

Çalderan Ovasından görüntü- Kaynak Çalderan Belediyesi

Bahçeli eliyle başlayan süreç vesilesiyle Türk – Kürt kardeşliği vurgusu bir kez daha öne çıktı. Kardeşlik bağı dolayısıyla kelimesi cazibesine karşı konulması zor bir kelime. Ancak bütün ilişkiler gibi birbirini besleyen yönleri olduğu kadar çelişki ve çatışmalı yönleri de var.

Müslüman Kardeşler örgütünde olduğu gibi kavramın siyasi ve dini anlamlar kazandığı da görülmektedir.

Tarihsel Türk Kürt ilişkilerinin temel durakları bilinmektedir. Malazkert , Çalderan, Kurtuluş Savaşı ve günümüzde ortaya çıkan konjoktürel durum. Selahaddin Eyyubi komutasındaki ilişkiler mezkur ilişkilerin çerçevesini aşan yönleri olduğu için ayrı ele alınmalıdır.

Malazkert tarihsel olarak belirsizlikler ve Türklerin batıya doğru akınlarını içerdiğinden , Kurtuluş savaşı ise hareketten atılımdan ziyade statükoyu koruma saikleri öne çıktığından ilişkilerin maddi ve düşünsel temelleri için yetersiz kalabilir.

Bu ve diğer durakları göz ardı etmeden Çalderan Savaşı’ yla günümüzde ortaya çıkan konjoktürel durumlar arasında bir köprü kurulduğunda ilişkinin karakteristik yönleri maddi ve düşünsel temelleri daha iyi anlaşılabilir. Bu yolculukta ilişkinin birbirini nasıl tamamladığına dair önemli ayrıntılara ulaşmaktayız.

Yolculuk erdem yolculuğudur. Günümüz toplumları için erdem demokratikleşmeden başkası değildir. . Burada salt sandıkla seçimle sınırlı bir demokrasiden bahsetmiyoruz. İnançlardan kültürlerden geleneklerden beslenen bir demokratikleşme perpektifinden bahsediyoruz.

Demokrasiyi salt seçimlerden ibaret gören sorunlu bakış zaten bugün olup bitenleri anlamakta zorlanmaktadır. Türk Kürt ilişkisi demokratikleşme perspektifinden ele alındığında karşımıza ”senkretik” (1) bir buluşma çıkmamaktadır. Çelişen bazı yönler olsa da mezkur çelişkiler ilişkinin maddi temellerinden ziyade düşünsel temellerden ve saplantılardan sadır olmaktadır .

Konjoktürel nedenlerle yanlış anlaşılma pahasına Çalderan durağından başlamak mevzuyu daha somut ve anlaşılır hale getirecektir. Türkler uzun süre göçebe yaşam sürdürse de sonuç olarak politik ve kamu idaresi işleyişi ve ölçüleri bakımından batılıdır. Ayrıntılarına gerek yok Türkiye bugün kurumsal olarak batılıdır. Ekisklikler aksamalar aykırı veya aşırılıkçı eğilimler bu gerçeği değiştirmemektedir.

Kürtler ise bölgenin kadim halkı olup yerleşik hayattan beri doğulu olup çok güçlü bir kültüre sahiptir. Başka halklarla birlikte yaşama erdemleri bakımından da müstesna bir halk gerçeğiyle karşılaşmaktayız. . Bu özellikler nedeniyle toplum olarak zaten batı değerlerine uyumlu hatta öz bakımından batının ilerisindedir.

Batıdan kastımızın ne olduğu açıktır. Batı hem siyasi hem kamu idaresinin işleyişi hem de sosyal hayat bakımından en ideal sistemleşme halidir. Çalderan Ovası iki halkın tarihsel Demokratikleşme perspektifi ise güncel buluşma kavşaklarıdır.

Evet adını koymakta bir mahsur bulunmamaktadır. Türkler doğuya açılmak için Kürtlere muhtaçtır. Kürtler de batıya açılmak için Türklere muhtaçtır. Türk ve Kürt kardeşliğinin maddi ve düşünsel temelleri bu kavşaktadır. Demokratikleşme perspektifi bu yüzden her iki halk tabidir ki diğer halklar için de birbirini tamamlayan besleyen ilişkilerin zemininden başkası değildir.

Türk Kürt kardeşliğinin güçlü maddi ve düşünsel temelleri bulunmaktadır. Bu durumu yadsımanın mukadder sonucu aşırılık dolayısıyla hüsrandır. Bu maddi ve düşünsel temelleri gün ışığına çıkarmanın ve sağlamlaştırmanın ”cihan mefkureleri ” bakımından da kaçınılmaz sonuçları olacaktır.

Büyük usta ile bitirelim. Vatanı sevmenin ustası (2) olmak için Türk ve Kürt kardeşliğinin çırağı olmalı.

  1. Senkretizm, iki karşıt yada farklı düşünce veya inancın kırılgan uzlaşısı
  2. Ahmed Arif Önal Kalbim Dinamit Kuyusu şiiri

Yorumlar kapatıldı.