Değişim ve görecelilik içinde anı yakalamak

Çeme Sûs – Sus Deresi – Varto – Gımgım – © www.sedatakbal.com.tr

Bu fotoğraf Muş Varto (Gımgım) ortasından geçen ”Sûs Deresi- Çeme Sûs ” ‘tan bir kesit. Karların erimesiyle ara ara coşsa da eski hacmi ve debisi yok. Derenin kenarında tutunmaya çalışan meşe ağaçları ., suyun akışını sessizce izleyen kayalar. Dereni içinde ise diğer canlılarla birlikte hareket halinde çakıllar.

Kıyıdaki çayırlarda çırpınma hali görülürken kıyıya mesafeli çayırların hali daha karmaşık. Bir yandan bahara kavuşmanın sevinciyle yeşilliğini cömertçe sunarken beri yandan bir gözleri de tedirgin dereye bakıyor gibi. Acaba dere kabarıp onlara da kök sööktürebilir mi ?

Fotoğrafı kuşatan berrak mavi İskitlerden kalma gökyüzü olmalı. İskitler maviye ”aşina ” derdi. Kürtçeye ne zaman nasıl geçti bilinmez Kürtler de maviye ”heşin” der. Taşlar deyince ister istemez akla Urartular gelir. Dere isminin etimolojisine bakıldığında Farsça meyan yani orta kelimesini çağrıştırıyor. Derenin ilçe içindeki konumu etimolojik olarak ” orta dere” yi doğruluyor.

Değişmeyen tek şey değişim . Bu kare zaman mekan ve uzam içinde sürekli değişimin kanıtından başkası değil. Evren zerre ilişkisi de bu karede temerküz eder. Fotoğraf evrenin bir yansıması gibi. Suyun rengi , hacmi ,debisi, göğün rengi, bitkilerin rengi ve boyu… Her şey sürekli değişim içinde.

Mutlak iyi yok. Mutlak kötü de yok. Suların toprağı aşındırması taşları dövüp sürüklemesi kendine yol açma çabası. Az ötedeki bitkilere can suyu taşıyan da su. Değişim yaşamın kendisi. Görecelilik olmadan değişimi fark etmek zor.

Bu değişimde şeyler arasında karşılıklı rıza ve saygı kolaylıkla fark edilebilir. Meşe ağaçlarının suya saygıyla yol verdiği hemen fark edilebilir. Sevgiyi fark etmek ise daha zor. Sevgiyi fark etmek için gökyüzüne bakmak gerekebilir. Göğün su başta olmak üzere her şeyi sevgiyle sarmaladığı söylenebilir.

Değişim salt mekanik değil aynı zamanda duygusal olmalı.Suyun berraklığı kaybolduğunda göğün beraklığına da halel geliyor olabilir. Su taştığında bitkiler ve ağaçlar ürküyor olabilir. Değişimi görecelilikle fark etmek ve anı yakalamak. Latinler buna ”carpe diem ” derdi.

Carpe diem bir yaşam mottosu. An tıpkı bu foto gibi geçmiş ile gelecek arasında bir durak. Anı yakalamak için geçmişe yolculuk şart. . O halde an fotoğrafın kendisi değil. Bir an durup fotoğrafı çektiğimiz mola zamanından başkası değil. Muhasebe ve muhakeme anı.

Değişimi bütün renkleriyle , sesleriyle tanımalı değişimden yakınmamalıyız. Değişim yaşam dediğimiz sürecin ta kendisi . Bu küçük derenin istenci denizlere kavuşmak olmalı. Anı yakalamak ; kah değişimden yararlanmak , kah ayak uydurmak kah değişimin aşırılıklarından korunmak kah değişime yön vermek için şart gibi.

Yorumlar kapatıldı.