
Gündem temadi eden oksimoron detaylardan yoruldu galiba. Oksimoron’un salt sanat olmadığı görüldü. Siyasette sahih akım haline gelebilir. Karşıtların keskinliğini yitirmesine yada birbirine tutunmaya çalışmasına tekabül ediyor galiba. Bunca yorucu gündem içinde sevinçli haberler de yok değil. Mesela Kürt sorunun çözümüne çok yaklaştık. Artık sorun kavramını kaldırabiliriz konu düzeyindeyiz.
Meselenin çözüldüğünün en somut göstergesi ” eşit vatandaşlık ” değil mi ? Artık kayyım atanırken herhangi bir ayırım yapılıyor mu ? Siirt’e de atanıyor , Mardin’e de İstanbul’a da Mersin’e de . Daha ne olsun. Gerçi sivil kayyım atansaydı sorun kökten çözülmüş olurdu. İzmir’e Yılmaz Özdil Hakkari’ye Yılmaz Erdoğan önerisi sivilleşme bakımından halen masada duruyor.
Başkaca tuhaflıklar var ama konuyu değiştirmenin alemi yok şimdi. Sorun konu haline geldi ama konu içinde ortaya çıkan sorunlar konudan geniş. Daiş’li tutukluların kaldığı cezaevleri ve yakınlarının kaldığı kamplar sorunu mesela. El Roj ve El Hol kampından bahsediyoruz. Kürt konusunun kapanmasının önündeki en büyük engel halihazırda bunlar.
Malum Trump buraya yapılan yardımları kesti. Bu kamplarda ne var ? Herkes kampları teslim almak istiyor. Bir yarıştır aldı başını gidiyor. Dışişleri Bakanı bu konu için en son dört ülkeyi turladı galiba. Bir Arap gücü önerisinden bahsediliyor ? Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Eş Şara dahil herkes buraların kontrolünü istiyor. Görüldüğü gibi sorun konudan geniş.
Konu dönüp dolaşıp yine Kürtlere geldi mi ? Kürtler bu cezaevleri ve kamplar üzerinden gardiyanlık yaparak uluslararası meşruiyet sağlıyor. Asırlardır buralara gardiyanlık yaparak geçimini sağlıyor. Buralar olmasa Trump çoktan Suriye’den çekilmişti. İnsanın içinde bir Kürt fobisi yada nefreti olmaya görsün. Konu Gazeteci Murat Yetkin’in bile dikkatini celbetmiş ilgisine mazhar olmuş. Kamplara adeta göz dikti dense abartı olmaz.
Demirtaş’ın kötülüklerini say say bitmez. En büyük kötülüklerden biri de Gazeteciler Murat Yetkin ve Ruşen Çakır’ı demokratlar arasına sayması oldu. Demirtaş yanılgısı her gördüğü muhalifi demokrat sanması olmalı. Yetkin muhalif ama demokratlığın kırıntısı yok Çakır muhalif değil ama mizaç olarak demokratlığa yakın. İkisini NTV de buluşturan hususiyetler bunlar olmalı. Birbirinin eksik taraflarını tamamlıyorlar galiba. Muhaliflik kısmı bilinmez ikisini toplasan yine de demokrat çıkmaz ya.
Muhalif olmanın demokrat olmak manasına gelmediğinin bariz örneği Gazeteci Yıldıray Oğur. İmitasyon demokrat bunu hep yapıyor. Mesela Kemalizm’in Alevilere dost olmadığını kanıtlamaya çalışırken Alevilere çaktırmadan HTŞ ye biata öneriyor. Yetkin’nin Kürtler medeni ve siyasal haklarına ulaşmaması için Ahmed El Şara’ya biat tercih edeceğine kalıp basılabilir. Çakır için aynı şeyi söylemek haksızlık olabilir.
Kürt konusunda devlet dersleri oksimoronlukla bir araya gelince Şair Ece Ayhan olmadan yazı bitebilir mi ? Zambaklı Padişah Şiirinde bolca oksimoron detay var. Konunun sanatsal yönünü merak edenler bakabilir. Konu sanat değil siyaset. Ayhan mezkur şiirde ”Devletin cüceleri nasıl iki kez ayağa kalkmak zorundaysalar , tabiatın cüceleri de bir dehliz bulmuşlardır kendi içlerinde ” diyordu.
Su akar yolunu bulur. Devletin cüceleri de tabiatın cüceleri de kendine bir yol bulur. Shamima Begüm bile kendine bir yol bulduğuna göre. İngiltere vatandaşı Begum İslam Devleti’ne katıldıktan sonra El Roj kampında tutuklu kaldı. Ülkesine dönmesine izin verilmemesi üzerine AİHM’e başvurması nedeniyle kampların sembolü haline geldi.
Kürt sorunu tabiri yok artık. Konu kapanmak üzere. Gardiyanlık sorununu da çözersek konu kapanacak gibi. Terörsüz Türkiye ve Bölge hedefine ramak kaldı. El Hol mıntıkasının gardiyanlığını Yetkin’e El Roj mıntıkasını Çakır’a teslim etmeli Bir taşta bir sürü kuş. Sivil olmaları münasebetiyle Trump çekilmekle kalmaz kesilen fonları da açabilir.
Kamplarda ellerine zambak alıp medyanın padişahları bile olabilirler.
